Geçmişte yaşanan çatışmaların ardından toplumsal barışın ve demokratik bir siyasal kültürün nasıl inşa edileceği sorusu, barış inşa süreçlerindeki en çetin tartışmalardan biridir. Bu husus, barış inşasında kadınlara dair uluslararası birikime göz atmayı gerektirir. Birleşmiş Milletler bünyesinde düzenlenen 1995 tarihli Pekin Dördüncü Dünya Kadın Konferansı’nda kabul edilen Eylem Planı, barış inşa süreçlerine toplumsal cinsiyet perspektifinin kazandırılması ve kadınlara özel etki analizlerinin yapılması gerektiğini belirtir (A/CONF.177/20: Beijing Declaration and Platform for Action, 1995). Söz konusu yaklaşım, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 31 Ekim 2000 tarih ve 1325 sayılı kadınların barış süreçlerindeki tüm karar alma düzeylerinde temsilinin sağlanması kararına da yansımıştır (S/RES/1325: Resolution 1325, 2000). Söz konusu uluslararası standartlar, barış inşa sürecine ilişkin her yapıda olduğu gibi 5 Ağustos 2025’te çalışmalarına başlayan TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu (Komisyon) için de bir “turnusol testi” (Neutwirth, 2002, s. 253) niteliğindedir. Böylece Komisyon’un faaliyetleri teşekkül, süreç ve sonuç başlıklarıyla bu perspektiften değerlendirilebilir. Peki, Türkiye’nin barış inşası sürecinin bir parçası olma iddiası taşıyan Komisyon, kadın sorunlarına yaklaşımında bu turnusol testini geçebilmiş midir?
Teşekkül: Eşitsiz Bir Başlangıç
Komisyon’un üye kompozisyonunda cinsiyet eşitliğini güvence altına alan herhangi bir kural bulunmamaktadır. Nitekim 51 üyeden yalnızca 10’u kadındır ve Komisyon başkanının erkek olması bu asimetriyi pekiştirmiştir (Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu – Komisyon Üyeleri). Ayrıca kadın sorunlarına yer vermesi beklenen aktörlere ilişkin bir ilkeler manzumesi veya takvim belirlenmediği gibi aktörlere yönelik bir ifade özgürlüğü güvencesi de tanınmamıştır. Böylece daha baştan eşitsiz bir yapı kurulmuştur.
Süreç: “Anne” Metaforuna Sıkışan Kadınlık ve Hakikate “Barış Dili” Bariyeri
Süreç faaliyetleri ağırlıklı olarak kişi ve grupların dinlenmesine ayrılmıştır. Bu toplantılar, kadın sorunlarını da içerecek bir kapsayıcılık iddiasıyla başlatılmış (1. Toplantı, 2025: 2; 3. Toplantı, 2025: 47) ve Komisyon’un en yoğun mesai harcadığı grupların başında “Anneler” (Diyarbakır Anneleri, Cumartesi Anneleri ve Barış Anneleri) gelmiştir. Annelerin kendilerini ifade etmelerine geniş süreler ayrılması (5. Toplantı, 2025: 3) olumludur. Ancak bu alan, içeriğe sirayet eden bir dil bariyeriyle daraltılmış, annelerin anadillerinde konuşmalarına izin verilmemiş ve kullanılan ifadeler tutanaklara “Türkçe olmayan kelimeler” olarak geçirilmiştir (5. Toplantı, 2025: 17-18, 22, 25).
Üstelik kadınlık deneyimi neredeyse tamamen “annelik” metaforuna ve aile içindeki geleneksel role indirgenmiştir. Kadınlar barış inşa sürecinde siyasal birer aktör olmaktan ziyade şefkat, acı ve barış taşıyıcıları olarak değerlendirilmiştir (7. Toplantı, 2025, s. 17; 14. Toplantı, 2025, s. 31; 15. Toplantı, 2025, s. 35). Bu bakış, annelerin barış yapıcı işlevini zedeleyici niteliktedir (Karacan, 2023: 110-111). Şehit ve gazi aileleri, sendikalar ve hatta baro temsilcilerinden oluşan geniş bir yelpazede, kadınların barış sürecindeki konumu “şehitlik” çerçevesine hapsedilmiştir (6’. Toplantı, 2025, s. 32; 8. Toplantı, 2025: 21, 33-34; 11. Toplantı, 2025: 19; 14. Toplantı, 2025: 10). Kadınlar, anne kimliğinden sıyrılabildikleri nadir anlarda ise yalnızca ekonomik paradigmalara ve istihdam sorunlarına sıkıştırılmıştır (9. Toplantı, 2025: 12, 22). Çatışma ile kitlesel ekonomik yoksunluk arasındaki ilişkide kadınların en dezavantajlı gruplardan olduğunun gerçekten gözetilmesi gerekir (Ní Aoláin, 2006: 847). Fakat ekonomiye yapılan aşırı vurgu, diğer boyutların kapsamlı analizini engellemiştir.
Komisyon’un “kapsayıcılık” iddiasının sınırları, hak temelli dönüşüm talep eden kadın örgütlerine ayrılan oturumda ayyuka çıkmıştır. Çeşitli ideolojilerden sivil toplum örgütleri çatışma sürecinde kadınların sadece yakınlarını kaybetmekle kalmadığını, aynı zamanda göçe zorlandığını, yoksullaştırıldığını, cinsel şiddete maruz kaldığı iddialarını ampirik verilerle destekleyerek Komisyon önüne taşımıştır (15. Toplantı, 2025: 40-41, 64-65).
Ancak kadınların ve kız çocuklarının maruz kaldığı cinsel şiddet gündeme getirildiğinde, bu hakikat talebi bizzat vekiller tarafından “barış diline uygun olmadığı” gerekçesiyle baskılanmıştır (15’. Toplantı, 2025: 46). Toplumsal cinsiyet sorunları da az sayıdaki akademisyen ve kuruluşun sözlerine sıkışmış, hak temelli dönüşüm çağrısı Komisyon nezdinde anlamlı bir karşılık bulamamıştır. Komisyon’un bu tavrı, Komisyon başkanının “geçmişin acıları üzerinde konuşarak bugünkü barışı inşa etmemiz mümkün değildir” (15. Toplantı, 2025: 52) sözlerine yansıyan anlayışın, yapısal eşitsizlikleri ve hakikati nasıl bastırdığının açık bir göstergesidir. Halbuki Komisyon’da da işaret edildiği üzere “Barış, geçmişi silmek değil, geçmişin acılarını geleceğe ışık tutacak bir sorumluluğa dönüştürmektir.” (6. Toplantı, 2025: 21)
Sonuç: Kanadı Kırılmış Güvercin
Komisyon’un nihai raporu, teşekkül ve süreç faaliyetlerindeki sorunları telafi etmek bir yana dursun buralardaki kadın sorunlarına ilişkin mesafeyi büyütmüş ve nihai şekilde kurumsallaştırmıştır. Barış inşasının gerektirdiği eşit ve eleştirel yurttaşlık zemini yerine, “kardeşlik hukuku” kavramı temelinde yapısal sorunları örten yüzeysel bir uzlaşı retoriği üreten rapor, kadın sorunlarını da bu retoriğin içinde eritmiş görünmektedir.
Süreç boyunca kadın örgütleri tarafından ampirik verilerle Komisyon önünde kısmi bir karşılık bulan cinsel şiddet, zorunlu göç ve ayrımcılık gibi kadınlık deneyimlerine nihai raporda hiçbir yer verilmemiştir. Raporun somut politika önerilerini içeren “Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri” (Mi̇llî Dayanışma, Kardeşli̇k ve Demokrasi̇ Komi̇syonu Raporu, 2026: 37-40) ve “Demokratikleşme ile İlgili Öneriler” (Mi̇llî Dayanışma, Kardeşli̇k ve Demokrasi̇ Komi̇syonu Raporu, 2026: 41-45) kısımlarında da kadınlık deneyimlerine ilişkin bir ifade bulunmamaktadır. Nitekim bu rapora kaynaklık eden Komisyon’da temsil edilen siyasal partilerden kabul edilen yazılı raporların da yalnızca iki tanesinde kadın problemlerine yer verilmiştir. Bunlardan birinde barış süreciyle herhangi bir ilişki kurulmazken (19. Toplantı, 2025: 11) diğerinde yer alan sınırlı somut öneriler (19. Toplantı, 2025: 38) de nihai rapora yansımamıştır.
Sonuç olarak, turnusol testi, Komisyon’un teşekkül, süreç ve sonuç faaliyetlerinde gitgide katmerleşen şekilde kadın perspektifinin göz ardı edildiğine işaret etmektedir. Halbuki barış inşası yalnızca silahların susması değil, geçmişteki ihlallerin tüm boyutlarıyla kabul edilmesi ve mağdurların eşit yurttaşlar olarak yeniden tanınmasıyla mümkündür. Kadınlar, sadece çatışmanın mağduru değil; barışın kurucu öznesidir, olmalıdır. Üstelik bu kurucu rol tüm kadınların zorunlu olarak paylaşması gereken bir konum olarak değil, demokratik bir imkân olarak yaratılmalıdır. Bu kurucu özne rolü ve imkânının, barış inşa sürecine anlamlı bir katılımı güvence altına alan bir hukuki zeminle desteklenmesi gerçek bir barış için ertelenemez bir zorunluluktur. Aksi durum, barış güvercininin bir kanadını kırık bırakacaktır.
KAYNAKÇA
- Toplantı. (2025). Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5242
- Toplantı. (2025). Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5240
- Toplantı. (2025). Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5244
- Toplantı. (2025). Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5245
- Toplantı. (2025). Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5246
- Toplantı. (2025). Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5247
- Toplantı. (2025). Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5248
- Toplantı. (2025). Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/525
- Toplantı. (2025). Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/525
15.Toplantı. (2025). Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5261
19. Toplantı. (2025). Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5324
A/CONF.177/20: Beijing Declaration and Platform for Action. (1995, Eylül 15). UN General Assembly. https://www.un.org/en/development/desa/population/migration/generalassembly/docs/globalcompact/A_CONF.177_20.pdf
Karacan, O. (2023). Dönüştürücü Adalet ve Annelik. Karahan Kitabevi.
Mi̇llî Dayanışma, Kardeşli̇k ve Demokrasi̇ Komi̇syonu Raporu. (2026). Türkiye Büyük Millet Meclisi. https://www.tbmm.gov.tr/Files/Komisyonlar/MilliDayanismaKardeslikDemokrasiKomisyonu/Komisyon_Raporu.pdf
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu—Hakkında. (t.y.). Türkiye Büyük Millet Meclisi. Geliş tarihi 17 Ocak 2026, gönderen https://www.tbmm.gov.tr/Milli-Dayanisma-Kardeslik-Demokrasi-Komisyonu/
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu—Komisyon Üyeleri. (t.y.). Türkiye Büyük Millet Meclisi. Geliş tarihi 17 Ocak 2026, gönderen https://www.tbmm.gov.tr/Milli-Dayanisma-Kardeslik-Demokrasi-Komisyonu/KomisyonUyeleri
Neutwirth, J. (2002). Women and Peace and Security: The Implementation of U.N. Security Council Resolution 1325 Special Topic: Gender and War: Commentaries. Duke Journal of Gender Law & Policy, 9, 253-260.
Ní Aoláin, F. (2006). Political Violence and Gender in Times of Transition. Columbia Journal of Gender & Law, (15), 829-849.
S/RES/1325: Resolution 1325. (2000, Ekim 31). UN Security Council. https://undocs.org/Home/Mobile?FinalSymbol=S%2Fres%2F1325(2000)&Language=E&DeviceType=Desktop&LangRequested=False
- Görsel: Käthe Kollwitz. The Mothers (Mütter). 1918.
2021 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde lisans öğrenimini ve 2025 yılında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Tezli Yüksek Lisans programını tamamlamıştır. Hâlihazırda Ondokuzmayıs Üniversitesi Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi Genel Kamu Hukuku kürsüsünde araştırma görevlisidir.
- Kadircan Berkay Çakıralphttps://blog.insanhaklariokulu.org/yazar/berkaycakiralp/
- Kadircan Berkay Çakıralphttps://blog.insanhaklariokulu.org/yazar/berkaycakiralp/
- Kadircan Berkay Çakıralphttps://blog.insanhaklariokulu.org/yazar/berkaycakiralp/
- Kadircan Berkay Çakıralphttps://blog.insanhaklariokulu.org/yazar/berkaycakiralp/



