Ekim 2023’te “Nedir Bu Yurttaşlık?” sorusuyla başlayarak, yurttaşlığı yalnızca hukuki bir statü değil, haklar, eşitsizlikler, aidiyetler ve dışlanma biçimleri üzerinden tartışmaya açmıştık. Mart 2025’te bu soruyu “Nasıl Bir Yurttaşlık?” diyerek genişlettik; farklılıklarımızla eşit ve aktif özneler olarak bir arada yaşamanın imkânlarını tartışmaya çağırdık.
Şimdi bu tartışmayı iklim krizi üzerinden sürdürmek istiyoruz.
İklim değişikliği herkesi etkiliyor; ama herkesi aynı biçimde etkilemiyor. Afetlerden korunma, güvenli ve erişilebilir bir çevrede yaşama, enerji ve gıdaya erişim, yerinden edilme karşısında korunma ya da yaşam alanları hakkında söz sahibi olma imkânları toplumsal eşitsizliklere göre farklılaşıyor. Bu nedenle iklim krizini yalnızca çevresel bir sorun değil, haklara erişimi, eşitliği, katılımı ve adaleti yeniden düşünmemizi gerektiren bir yurttaşlık meselesi olarak görüyoruz ve sizleri “İklim Yurttaşlığı” yazı dizisine katkıda bulunmaya davet ediyoruz.
Bu çerçevede, iklim krizinin mevcut eşitsizliklerle kesiştiği ve haklara erişimi farklılaştırdığı alanları birlikte düşünelim. Deprem, sel ve orman yangınlarında erişilebilirlik, eşit korunma ve afet sonrası haklara erişim; iklim krizinin yoksulluk, gıda güvencesizliği ve ücretsiz bakım emeği üzerindeki toplumsal cinsiyetlendirilmiş etkileri; mültecilerin ve iklim kaynaklı yerinden edilenlerin karşı karşıya kaldığı kırılganlıklar, mevcut eşitsizlikler ve koruma boşlukları; enerjiye eşitsiz erişimin insan onuru, gündelik yaşam ve toplumsal ve siyasal katılım üzerindeki etkileri; yaşam alanlarını ve çevreyi savunan kişi ve toplulukların karşı karşıya kaldığı hukuki ve idari baskılar ve kriminalizasyon pratikleri…
Elbette bu başlıklarla sınırlı değiliz ve niyetimiz sadece iklim krizinin yol açtığı hak ihlallerini sıralamak değil. Bu örneklerden hareketle “kimin korunduğunu, kimin daha fazla risk taşıdığını, kimin kaynaklara erişebildiğini ve kimin karar süreçlerine katılabildiğini” tartışmak; eleştirel yurttaşlık tartışmalarını sahadan ve hak mücadelelerinden gelen deneyimlerle beslemek istiyoruz.
Hukuki ve akademik değerlendirmelerin yanı sıra vaka çalışmalarına, saha deneyimlerine ve hak mücadelelerinden beslenen yazılara da açık bir tartışma alanı yaratmayı umuyoruz.
11 Kasım 2026’ya dek bu yazı dizisine katkılarınızı bekliyoruz.
Yazılarınızı iho@insanhaklariokulu.org adresine gönderebilirsiniz.
Konuşmaya devam edelim!
- İnsan Hakları Okuluhttps://blog.insanhaklariokulu.org/yazar/iho/Ocak 27, 2022
- İnsan Hakları Okuluhttps://blog.insanhaklariokulu.org/yazar/iho/
- İnsan Hakları Okuluhttps://blog.insanhaklariokulu.org/yazar/iho/Aralık 21, 2022



