Türkiye’de sosyal politika tartışmasının merkezinde aile ve hane vardır. Oysa hanenin gelir sahibi olması, o hanede yaşayan LGBTİ+’nın kendi hayatını kuracak imkâna sahip olduğunu göstermez. Aile desteği, evlilik ve biyolojik akrabalık üzerinden düşünülen bir güvence anlayışı, LGBTİ+’ların birlikte yaşadığı partnerleri ve dayanışma ilişkilerini tanımadığı gibi aile içindeki dışlamayı da özel alana havale eder. Bütçe açısından belirleyici soru, devletin kime ne kadar yardım sunduğundan önce, kimin ihtiyacını kendi sorumluluğu saydığıdır. LGBTİ+’ların barınma, bakım ve geçim ihtiyacı, ailelerinden destek alıp alamadıklarına bakılmaksızın kamusal hak olarak tanınmalıdır.
Türkiye’de LGBTİ+’ların hak mücadelesini evlilik üzerinden kurmak, bugünün yaşamsal ihtiyaçlarını dar bir çerçeveye sıkıştırır. Ailesinden atılan bir gencin güvenli barınması, işten dışlanan bir transın geçimi, yaşlanan bir LGBTİ+’nın bakımı evlilik statüsünden bağımsız olarak güvenceye alınmalıdır. Arkadaşlık ve dayanışma ağları, LGBTİ+ hareketinin kurduğu ilişkiler ve insanların kendi seçtikleri yakınları yaşamı sürdüren bakımın parçalarıdır. Weston’ın “seçilmiş aileler” kavramı, bakımın kan ve evlilik bağı dışındaki bu toplumsal örgütlenmesini adlandırır (Weston, 1991). Türkiye’de bütçe talebinin politik karşılığı, bu dayanışmanın devletin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalmasına son vermek ve kişinin ihtiyaçlarını kendi adına ileri sürebileceği sosyal haklar kurmaktır.
LGBTİ+’ları kentli, gelir sahibi ve birbirine benzeyen bir topluluk olarak düşünmek, Türkiye’deki sınıfsal ve bölgesel eşitsizlikleri örter. Büyükşehirde yaşayan bir LGBTİ+ ile küçük bir yerleşimde ailesine ekonomik olarak bağımlı yaşayanın hizmete erişim koşulları aynı değildir. İşsizlik, yüksek kira ve güvencesiz çalışma, kimliğini gizleme ve aile baskısıyla birlikte yaşanır. LGBTİ+’lar çocuk yetiştirir, yaşlı ve hasta yakınlarına bakar, birbirlerinin bakımını üstlenir. Bütçe bu hayatların gerçek ihtiyaçlarından hareket etmelidir. Hizmete erişim, büyükşehirlerdeki birkaç örgütün sunduğu desteğe ulaşabilme imkânına bırakılamaz.
Hane geliri, hanede yaşayan herkesin eşitçe yararlandığı bir kaynak değildir. Gelirin kullanımını belirleyen güç ilişkileri, aile içindeki şiddet ve bağımlılıkla birlikte ele alınmalıdır. Biyolojik ailesine bağımlı bir LGBTİ+ gencin hanesinin gelir sahibi olması, gencin o gelire eriştiğini göstermez. Haneyi dayanışmanın güvenli alanı sayan gelir testi, aile içi homofobi ve transfobiyi kamu politikasının dışında bırakır. Böylece devlet, ailenin ekonomik imkânını bireyin güvencesi sayarak aile içindeki tahakkümü yeniden üretir.
LGBTİ+ların Bütçe Talepleri Emek Sağlık Barınma ve Bakım
Queer bütçelemenin sınandığı ilk alan emektir. LGBTİ+’lar işyerinde ayrımcılık, kimliğini gizleme baskısı, işe alınmama ve terfi engelleriyle karşılaşır. Transların güvenceli istihdamdan dışlanması, geçim imkânlarını daraltır; kayıt dışı çalışma ve seks işçiliği üzerindeki ekonomik baskıyı artırır. Bunun sonucu yalnız düşük gelir değildir: prim, emeklilik, işsizlik sigortası ve sendikal haklara erişim de zayıflar. İstihdam programlarının yararlanıcılarını yalnız kadın-erkek diye sayması, transların programdan hangi aşamada dışlandığını göstermez. Kamu istihdamı, denetim, yaptırım ve sendikal eşitlik mekanizmaları açık bütçe hedeflerine bağlanmalıdır.
Sağlık bütçesi yalnız hastane sayısından ibaret değildir. Cinsiyet uyum süreçlerinin kamusal, ücretsiz, erişilebilir ve bilgilendirilmiş onama dayalı biçimde sunulması; hormonlara düzenli erişim; HIV ve diğer cinsel yolla aktarılan enfeksiyonlar için damgalamayan koruyucu sağlık hizmetleri; ruh sağlığı desteği; interseks çocuklara rıza dışı müdahalelerin sonlandırılması somut mali yükümlülüklerdir. Trans sağlığının “estetik” veya kişisel tercih sayılarak cepten ödemeye bırakılması, kamusal maliyetin bireyselleştirilmesidir. Dönüştürücü bütçe patolojikleştirmeye değil bedensel özerkliğe kaynak ayırır.
Barınma politikası LGBTİ+ yoksulluğunun merkezindedir. Aileden atılma, ayrımcı kiralama, güvencesiz iş ve şiddet evsizliği artırır. Kadın sığınaklarının trans kadınları, erkek sığınaklarının trans erkekleri veya nonbinary kişileri dışlaması ikili hizmet mimarisinin sonucudur. Çözüm, kadınlara özgü güvenli hizmetleri tasfiye etmek değil; trans kapsayıcı kadın hizmetlerinin yanında farklı ihtiyaçlara uygun güvenli barınma seçenekleri ve uzun vadeli sosyal konut üretmektir.
Bakım alanında queer perspektif iki yanlı bir eleştiri geliştirir. Birincisi, karşılıksız bakımın kadınlara yüklenmesine karşı bakımın kamusallaştırılmasını savunur. İkincisi, bakım ihtiyacını çocuklu heteroseksüel haneyle özdeşleştirmeyi reddeder. Seçilmiş aile üyeleri için bakım izni, evde bakım desteği, hastane ziyaret ve karar hakkı; yaşlı LGBTİ+’lar için ayrımcılıktan arındırılmış bakım kurumları; HIV’le yaşayanlar ve engelli queerler için erişilebilir destekler kamusal bakım rejiminin parçası olmalıdır. Queer toplumsal yeniden üretim, arkadaşlıkları, aktivist ağları ve karşılıklı yardımı romantikleştirmeden tanır: Bu ağlar devletin çekildiği boşluğu ücretsiz emekle doldurmak zorunda bırakılmamalıdır.
Vergi, Kemer Sıkma, Güvenlik ve Cezalandırma
Türkiye’de LGBTİ+’ların bütçe talebi vergi adaletinden ayrı düşünülemez. Tüketim üzerinden alınan vergiler, geçim giderlerinin gelir içindeki payı yüksek olan emekçiler üzerindeki yükü artırır. İşyerindeki ayrımcılık, kayıt dışı çalışma ve aileden destek alamama bu yükü LGBTİ+’lar açısından ağırlaştırır. Barınma, sağlık, bakım ve ulaşım için kaynak talebi, vergilerin kimden toplandığı ve sermayeye hangi imkânların sağlandığı sorusuyla birlikte kurulmalıdır. Geliri, serveti ve rantı vergilendiren; temel ihtiyaçların üzerindeki vergi yükünü azaltan bir politika, LGBTİ+’ların maddi eşitliğinin de koşuludur.
Türkiye’de bütçe, finans kapitale, güvenlik aygıtına ve dinselleştirmeye aktarılan kaynaklarla emek, eşitlik, barış ve toplumsal haklardan esirgenen kaynakların birlikte okunacağı bir iktidar bilançosudur (Durmuş, 2025). LGBTİ+’ların ihtiyaçlarının bu bilançodaki yokluğu, kaynak dağılımının genel yöneliminden ayrı değildir. Sermayeye sağlanan imkânlar, militarist ve otoriter harcamalar, dinselleştirme ve aileci politika programları, kamu parasının nasıl bir toplumsal düzeni güçlendirmek için kullanıldığını gösterir. LGBTİ+’lar için kaynak talep etmek, bu düzenin harcama önceliklerini değiştirmeyi de gerektirir.
Türkiye’de kemer sıkma, geçim ve bakım maliyetini emekçilere yükleyen bir sınıf siyasetidir. Kamusal sağlık, barınma ve gelir desteği daraldığında, ayrımcılıkla karşılaşan LGBTİ+’ların hayatını sürdürebilmesinin koşulları da ağırlaşır. Bu baskı, LGBTİ+’ların özgül ihtiyaçlarını baştan tanımayan bir sosyal politika üzerinde işler. Kamusal güvencenin yokluğu, yoksul LGBTİ+’ları şiddet gördükleri ailelere ve güvencesiz işlere bağımlı bırakır; bakım ve dayanışma yükünü örgütlerin kıt kaynaklarına aktarır. Bütçede tasarruf diye sunulan tercih, yaşamın maliyetinin insanlar arasında eşitsiz biçimde paylaştırılmasıdır. Ayrımcılığın yarattığı yoksulluk ile kemer sıkmanın sınıfsal baskısı aynı hayatlarda birleşir.
Devletin LGBTİ+’larla kurduğu ilişkinin mali karşılığı, onlara sunulmayan hizmetlerle sınırlı değildir. Polis, cezaevi, gözetim ve sansür aygıtları kamu kaynaklarıyla çalışır. Onur yürüyüşlerini engellemek için kullanılan polis gücü, “müstehcenlik” soruşturmaları, internet sansürü ve cezaevi uygulamaları bütçenin baskı ve cezalandırma yüzünü oluşturur. LGBTİ+’ları hak sahibi olarak tanımayan iktidar, onları denetlenecek ve bastırılacak özneler olarak devlet faaliyetinin konusu hâline getirir. Barınma, sağlık ve ayrımcılıktan korunma talepleri karşısında susan devlet, yasak ve baskı söz konusu olduğunda personelini, araçlarını ve kurumlarını seferber eder. Bu tercih, LGBTİ+ düşmanlığının maddi olarak nasıl örgütlendiğini gösterir.
Bu yüzden queer bütçe barışçı ve özgürlükçü olmak zorundadır. Savunma ve güvenlik harcamalarının fırsat maliyetini görünür kılar; kaynakların cezalandırıcı kurumlardan konuta, sağlığa, bakıma, eğitime ve toplulukların öz örgütlenmesine aktarılmasını talep eder. Militarizmin erkeklik, milliyetçilik ve makbul yurttaşlık hiyerarşisiyle bağını bütçe analizine dâhil eder.
Veri Rejimi: Görünürlük, İkili Kategoriler ve Mahremiyet
Toplumsal cinsiyete duyarlı ve toplumsal cinsiyet esaslı bütçelemenin temel araçlarından biri ayrıştırılmış veridir. Queer perspektif açısından verinin politik anlamını, kimin elinde ve ne amaçla kullanıldığı belirler. Cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve interseks özelliklere ilişkin veriyi eşitsizlikle mücadele amacıyla, kişilerin rızası ve toplulukların denetimi altında üretmekle bu bilgileri devletin gözetimine açmak arasında temel bir fark vardır. Eşitlik için veri talebi, mahremiyet ve örgütlü denetim güvencesiyle birlikte savunulmalıdır.
Veri üretimi üç ilkeye dayanmalıdır. Birincisi öz tanımdır: Atanmış cinsiyet ile güncel cinsiyet kimliği gerektiğinde birbirinden ayrılmalı; seçenekler ikili kategorilerle sınırlandırılmamalıdır. İkincisi amaçla sınırlılıktır: Kurum, hangi veriyi neden topladığını ve bütçe kararında nasıl kullanacağını açıklamalıdır. Üçüncüsü topluluk denetimidir: LGBTİ+ örgütleri soru tasarımından saklama süresine ve yayımlama biçimine kadar sürece katılmalıdır.
Nicel veri tek başına yeterli değildir. Küçük gruplar istatistikte silinebilir; kesişimsel kırılımlar kişileri tanınabilir hâle getirebilir. Deneyim bilgisi, anonim başvuru verileri, bağımsız araştırmalar ve katılımcı değerlendirme birlikte kullanılmalıdır. Başarı ölçütü yalnız “kaç LGBTİ+ yararlandı?” olamaz. Hizmete erişirken kimlik gizlemek zorunda kalınıp kalınmadığı, ayrımcılığın azalıp azalmadığı, kişinin bağımsız konuta ve güvenceli işe kavuşup kavuşmadığı, topluluğun karar gücünün artıp artmadığı da ölçülmelidir.
LGBTİ+lar Açısından Eşitlikçi ve Özgürlükçü Bir Bütçe
LGBTİ+’lar açısından bütçe, yaşamı sürdürmek için gerekli hizmetlere eşit erişimi güvenceye almalı ve ayrımcılığın yarattığı maddi eşitsizlikleri gidermelidir. Bunun için genel sosyal haklarla LGBTİ+’ların özgül ihtiyaçlarına yönelik hizmetler birlikte savunulmalıdır. Bütçe talepleri, aileye ve piyasaya bağımlılığı azaltan, bedensel özerkliği koruyan ve kamusal kaynaklar üzerinde örgütlü söz hakkı sağlayan bir politika içinde kurulmalıdır.
İlk olarak, evrensel sosyal haklar medeni hâl ve biyolojik akrabalıktan ayrılmalıdır. Sağlık, gelir desteği, emeklilik, barınma ve bakım hakları bireyselleştirilmeli; kişi seçtiği yakınlarını bakım ve izin düzenlemelerinde tanımlayabilmelidir.
İkinci olarak, bakım kamusallaştırılmalı fakat aile biçimleri çoğullaştırılmalıdır. Ücretsiz ve nitelikli bakım hizmetleri kadınların karşılıksız emeğini azaltırken queer bakım ağlarını da tanımalı; topluluk dayanışması devletin sorumluluğunun yerine geçirilmemelidir.
Üçüncü olarak, trans ve interseks sağlığı genel sağlık bütçesinin hak temelli bir parçası olmalıdır. Cinsiyet uyum hizmetleri ücretsiz ve erişilebilir sunulmalı; rıza dışı müdahaleler finanse edilmemeli; ruh sağlığı hizmetleri kimliği hastalıklaştırmamalıdır.
Dördüncü olarak, queer yoksulluğu ve emek sömürüsü görünür kılınmalıdır. Kamu istihdamı, sosyal güvence, sosyal konut ve ayrımcılık denetimi için ölçülebilir hedefler konulmalı; transların kayıt dışı ve tehlikeli çalışmaya itilmesi yapısal bir bütçe sorunu olarak ele alınmalıdır.
Beşinci olarak, vergi ve harcama birlikte çözümlenmelidir. Normatif aileye ayrıcalık sağlayan vergi düzenlemeleri kaldırılmalı; servet, rant ve yüksek gelir vergilendirilerek bakım, sağlık, konut ve eşitlik hizmetleri finanse edilmelidir.
Altıncı olarak, bütçe cezalandırıcı olmaktan çıkarılmalıdır. Polis, cezaevi, gözetim ve sansürün LGBTİ+’lar üzerindeki etkileri açıklanmalı; kaynak güvenlikçi aygıtlardan yaşamı sürdüren hizmetlere aktarılmalıdır.
Yedinci olarak, katılım karar yetkisi içermelidir. Kadın ve LGBTİ+ örgütleri, sendikalar, engelli ve göçmen örgütleri ile mahalle meclisleri ihtiyaç tanımından denetime kadar sürece katılmalı; reddedilen öneriler kamuya açık biçimde gerekçelendirilmelidir.
Sekizinci olarak, kesişimsellik bağlayıcı bir yöntem olmalıdır. Her programın sınıf, etnisite, bölge, engellilik, yaş, göç statüsü, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği bakımından etkisi incelenmeli; bunu yaparken kişisel veri güvenliği ve öz tanım korunmalıdır.
LGBTİ+ların Özgürlüğü İçin Nasıl Bir Bütçe?
LGBTİ+’lar açısından eşitlikçi bir bütçenin ölçüsü, hayatın somut koşullarında yarattığı değişimdir. Aileden atılan bir gencin güvenli barınmaya erişmesi, bir transın sağlık hizmetini cepten ödeme baskısı altında kalmadan alması, ayrımcılığa uğrayan bir çalışanın güvenceli istihdama kavuşması ve yaşlı bir LGBTİ+’nın bakım hakkının güvenceye alınması bütçenin sorumluluğudur. Bu hakların karşılığı açık ödenek, sürekli hizmet ve hesap verebilir kamusal kurumlar olmalıdır. Queer yaklaşım, bu talepleri bütçenin yerleşik aile ve cinsiyet varsayımlarını değiştiren bir eşitlik siyasetine bağlar. Böylece haklar evliliğe, biyolojik akrabalığa veya makbul sayılan bir kimliğe bağımlı olmaktan çıkar.
Türkiye’de LGBTİ+’lar açısından bütçenin eleştirisi, LGBTİ+’ların adının geçmediği belgeleri saptamakla sınırlanamaz. Bu yokluğun politik failini ve maddi sonuçlarını ortaya koymalıdır. AKP’nin aileci ve dinselleştirici siyaseti, kadınların bağımsızlığını aşındıran ve LGBTİ+’ların eşitliğini reddeden bir toplumsal düzeni kamu kaynaklarıyla güçlendirmektedir. Barınma, sağlık ve bakım ihtiyacı tanınmayan LGBTİ+’lar kendi imkânlarına ve dayanışma ağlarına bırakılırken, hayatlarını hedef alan ahlâk siyaseti devletin kurumsal gücüne yaslanır. Bu nedenle LGBTİ+ düşmanlığına karşı mücadele, bütçenin dışında yürütülecek bir kültür tartışması sayılamaz. Düşmanlaştırmanın finanse edilmesine karşı çıkmak ve özgür yaşamanın maddi koşullarını kamuya yüklemek aynı mücadelenin parçalarıdır.
LGBTİ+’ların bütçe mücadelesi, kamusal kaynaklar üzerinde hak iddia eden bir özgürleşme mücadelesidir. Bakımın kadınların karşılıksız emeğine bırakılmasına, yoksulluğun aile içinde yönetilmesine, sağlık ve barınmanın piyasaya teslim edilmesine karşı çıkar. LGBTİ+’ları ailenin insafına, işverenin hoşgörüsüne ve örgütlerin kıt imkânlarına mahkûm eden düzenin değişmesini ister. Bu talep, sınıf mücadelesiyle kadın ve LGBTİ+ özgürlüğünü birbirinden ayıran siyasete de itirazdır. İnsanların geçinebileceği, şiddetten uzaklaşabileceği, ailesinden bağımsız yaşayabileceği ve kendi bedenleri üzerinde karar verebileceği koşullar, emek ve özgürlük mücadelesinin ortak konusudur.
Türkiye’de ilk eşik, LGBTİ+’ların haklarını ve ihtiyaçlarını bütçede açıkça tanıtabilmektir. Bunun için barınma, sağlık, bakım, gelir güvencesi ve ayrımcılıkla mücadeleye somut kaynak ayrılmasını talep etmek gerekir. Ancak mücadele burada bitmez. Kamu parasının sermayeyi, militarizmi, dinselleştirmeyi ve patriyarkal aile düzenini besleyen kullanımına da müdahale edilmelidir. LGBTİ+’ların özgürlüğünü sürekli ertelenebilir sayan bir yeniden dağıtım siyaseti, iktidarın makbul yurttaş ayrımını sürdürür. LGBTİ+’ların bütçe mücadelesinin hedefi, LGBTİ+’ların yaşamlarını meşru saymayan bir iktidardan hoşgörü beklemek değil; birlikte üretilen toplumsal kaynaklar üzerinde eşit hak ve karar gücü kazanmaktır.
Kaynakça
Acar-Savran, G. (2004). Beden Emek Tarih: Diyalektik Bir Feminizm İçin. Kanat Kitap.
Beckett, C. (2015). Assessing the Cost of Cuts in Welfare Spending for Lesbian, Gay and Bisexual People. Social Policy and Society, 14(1), 29–41. https://doi.org/10.1017/S1474746414000062
Bhattacharya, T. (der.) (2017). Social Reproduction Theory: Remapping Class, Recentering Oppression. Pluto Press.
Budlender, D., Sharp, R. ve Allen, K. (1998). How to Do a Gender-Sensitive Budget Analysis: Contemporary Research and Practice. Commonwealth Secretariat/AusAID.
Butler, J. (1997). Merely Cultural. Social Text, 52/53, 265–277. https://doi.org/10.2307/466744
Cockayne, D. (2024). Queer Economic Geographies: Sexual Hegemony, Queer and Trans Work, and Homocapitalism. Antipode, 56(5), 1581–1603. https://doi.org/10.1111/anti.13063
Council of Europe. (2005). Gender Budgeting: Final Report of the Group of Specialists on Gender Budgeting. Council of Europe.
Crenshaw, K. (1989). Demarginalizing the Intersection of Race and Sex. University of Chicago Legal Forum, 1989(1), 139–167.
Duggan, L. (2003). The Twilight of Equality? Neoliberalism, Cultural Politics, and the Attack on Democracy. Beacon Press.
Durmuş, M. (2025, 19 Aralık). 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesinin Analizi (5). Büro Emekçileri Sendikası. https://bes.org.tr/2025/12/19/mustafa-durmus-2026-butcesi-ve-adalet-b/
D’Emilio, J. (1995). Kapitalizm ve Gay Kimliği. (Cem, çev.). Kaos GL, 1995 (15), 13-17.
EIGE. (2022). Gender Budgeting. European Institute for Gender Equality. https://eige.europa.eu/publications-resources/publications/gender-budgeting
Elson, D. (1998). Integrating Gender Issues into National Budgetary Policies and Procedures: Some Policy Options. Journal of International Development, 10(7), 929–941. https://doi.org/10.1002/(SICI)1099-1328(1998110)10:7%3C929::AID-JID563%3E3.0.CO;2-5
Elson, D. ve Çağatay, N. (2000). The Social Content of Macroeconomic Policies. World Development, 28(7), 1347–1364. https://doi.org/10.1016/S0305-750X(00)00021-8
Fraser, N. (1997). Heterosexism, Misrecognition and Capitalism: A Response to Judith Butler. Social Text, 52/53, 279–289. https://doi.org/10.2307/466745
Gore, E. (2022). Understanding Queer Oppression and Resistance in the Global Economy: Towards a Theoretical Framework for Political Economy. New Political Economy, 27(2), 296–311. https://doi.org/10.1080/13563467.2021.1952558
Gore, E. (2025). Towards a Trans-Inclusive Critical International Political Economy? Or Why Trans Oppression Matters for Understanding Capitalism and Social Reproduction. Capital & Class, 49(1), 123–144. https://doi.org/10.1177/03098168241232371
Günlük-Şenesen, G., Yücel, Y., Yakar Önal, A., Ergüneş, N. ve Yakut-Çakar, B. (2017). Kadınsız Kentler: Toplumsal Cinsiyet Açısından Belediyelerin Politika ve Bütçeleri. İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.
Hennessy, R. (2000). Profit and Pleasure: Sexual Identities in Late Capitalism. Routledge.
Kul, G. E. (2019). Alternatif Bir Yaklaşım Olarak Toplumsal Cinsiyet Esaslı Bütçeleme: Yerel Yönetimler Çerçevesinde Karşılaştırmalı Bir Analiz (Yüksek Lisans Tezi). Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Maliye Anabilim Dalı.
Sharp, R. (2003). Budgeting for Equity: Gender Budget Initiatives within a Framework of Performance-Oriented Budgeting. United Nations Development Fund for Women (UNIFEM).
Smith, N. J. (2016). Toward a Queer Political Economy of Crisis. A. A. Hozic ve J. True (der.), Scandalous Economics: Gender and the Politics of Financial Crises içinde (ss. 231–247). Oxford University Press. https://doi.org/10.1093/acprof:oso/9780190204235.003.0013
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu [KEFEK]. (2014). Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme Komisyon Raporu (Yayın No. 14). TBMM Basımevi.
Vogel, L. (2015). Marksizm ve Kadınların Ezilmişliği: Birleştirici Bir Kurama Doğru (Ç. Çidamlı, çev.). NotaBene Yayınları.
Weston, K. (1991). Families We Choose: Lesbians, Gays, Kinship. Columbia University Press.
Yakar Önal, A. (2023). Küreselden Yerele Yerelden Küresele Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme. Filiz Kitabevi.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku (Devletler Umumi Hukuku) Anabilim Dalı’nda yüksek lisans yaptı. Bir süre Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Ekonomisi Bilim Dalı yüksek lisans programına devam etti. Gazi Üniversitesi İşletme Eğitimi Bölümü Mali Hukuk Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi olarak çalıştı. 20 yılı yakın süredir LGBTİ+ aktivizmi içerisinde yer alıyor. Konuşmacı olarak pek çok panel, konferans, sempozyum, söyleşi ve eğitime katıldı, çeşitli yayın organlarında yazıları yayınlandı. Kaos GL, Kaos Q+, Praksis, Yaşayan Marksizm, Kampflatz, Eleştirel Pedagoji dergilerinin yayın ve danışma kurulu üyeliklerinde bulundu. Toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsel kimlikler, feminizm, erkeklik, LGBTİ+ çalışmaları, Queer teori, eğitim ve sağlık politikaları, sendikal hareketler, insan hakları, sosyal ve siyasal teori, kamu hukuku ve devlet teorisi başlıca ilgi alanları arasında yer alıyor. Akademik çalışmalarını bağımsız araştırmacı olarak sürdürüyor.
- Remzi Altunpolathttps://blog.insanhaklariokulu.org/yazar/remzialtunpolat/
- Remzi Altunpolathttps://blog.insanhaklariokulu.org/yazar/remzialtunpolat/
